Şerbet ve Hoşaf

Yemek Kitapları

13 Nisan 2010

Şerbet ve Hoşaf

Konsantre meyve suları ve gazlı içecekler çocukluğumdan beri bizim eve hiç girmemiş çocuk isteğimizle bile sayısı eldeki parmak sayısını geçmeyecek kadar az alınmıştır. Soframızda genellikle mevsim meyvelerinden hoşaflar ya da soğuk yoğurt çorbalarından bir çeşit, yaz gelince de cacık eksik olmazdı.  Bir kaç kere almış olsak da belki alışmadığım için hiç sevemedim bu yapay içecekleri...

Evlendiğimde ilk yemek davetlerimden birinde eşim; misafirlerimizin gazlı içeceklere düşkünlüğünü ve yemekte mutlaka bulunması gerektiğini söylediğinde ben de alıştığım şekilde evde kendi yaptığım hoşafın daha değerli olacağını ve bu tür içecekelerin olmazsa olmazlar arasından çıkması gerektiğini söyledim ve seçimimi evde hazırlamış olduğum içeceklerden yana yaptım ve bu hep böyle devam etti...

Bence bu yeni moda eğer modernlik oluyorsa ben bunu anlamıyorum. Plastik şişeler yerine cam sürahilerde misafirleriniz için emek verip kendi ellerinizle yaptığınız şerbetler daha özel ve daha modern olmaz mı?

Şerbetlerin ve hoşafların birer nostalji olarak anılır olması, bizim için çok da eski olmayan, bizden olan, özel olan, sağlıklı olan güzelim içeceklerin yerini fabrikalarda üretilmiş ve içeriği belirsiz içeceklerin alması ve bu şekilde belki bir çok şeyde olan yozlaşmanın içeceklerimize kadar yansıması beni çok üzüyor.

Bir de gittiğim ev ziyeretlerinde sıkça karşılaştığım ve anlayamadığım; yetişkinlere çay,  çocuklara çay zararlı olduğu için hazır meyve suyu verilmesi mevhumu... İnanın çok açık ve içine bir kaç damla limon damlatacağınız bir çay, hazır meyve sularından çok daha faydalıdır.

Ben bunları düşünürken son gittiğim kitap fuarında bir kitap firmasının standında gördüğüm ve duygularıma tercüman olan birini kitaptan da olsa tanımak güzel. Bunu kitap haline getirip güzel bir hizmet yapan Elif Ayla`ya teşekkür ederim.

Kitabın ön sözünden hoşuma giden ufak bir alıntıyla yazımı nihayetlendirmek istiyorum:

"Bu bir protestodur. Gelenekle beslenen, içinden hayatlar akan bir ülke insanının sofrasında gördüğü kola şişelerine isyanıdır bu kitap. Kimsenin evine gittiğimde (gücenmesin kimse) üzerinde fiyatı yazan bir şişeden, herkes için yapılmış, beni özelliksiz ve değersiz kılan, içinde ne olduğunu bile bilmediğim (sırmış) o şeyi içmek istemiyorum.

Ben, gittiğim yerlerde su içmek istiyorum. İncecik bir kültürümüz var, inceliklerimiz. Kocaman bir medeniyet içinde öğütüle öğütüle incelen, rüzgara isim veren bir toplumuz biz..."

Kitabı incelemek veya satın almak için buraya tıklayın.

Hatice Güzel

13 Nisan 2010 tarihinde eklendi, 6971 kez okundu, 2 kez yorumlandi, 1 kez tavsiye edildi.


Yorum Yaz
Adınız Soyadınız


E-posta Adresiniz


Yorum Başlığınız


Yorumunuz
Tarifi Arkadaşına Gönder
Adınız Soyadınız


E-posta Adresiniz


Arkadaşınızın Adı Soyadı


Arkadaşınızın E-posta Adresi